Çocuklarınıza Hayır Diyebilmenin 10 Altın Kuralı

1)Çocuğu sert bir biçimde geri çevirmeyin ya da duymazdan gelmeyin. Ona karşı acımasızca davranmış olma veya vicdani sorumluluk hissine kapılma durumlarına sebep olan ve bunun sonucunda gerçekleştiremediğimiz bir kısır döngü. İlerleyen yıllarda ise çocuğun karakterine oturan ve sosyal ilişkilerinde zorlanmasına sebep olan bir durum… Peki, çocuklarımıza hayır diyebilmek nasıl mümkün olabilir? Nasıl düşünmeli, ne yapmalıyız? 1. Hayır demek vicdansızca davranmak veya umursamamak demek değildir. Çocuğunuza sınır koymayı ve hayatta da her zaman var olan sınırlılıklara karşı hazırlıklı olmayı öğretir.

2.Hayır kavramı hayatta sıkça karşımıza çıkan bir kavramdır. Kaybetmek kimi insanlar tarafından tahammül edilemez bulunurken, kimi insan tarafından ise olgunlukla karşılanabilir bir durum olarak görülür. İşte kaybetmeye karşı da olgun durabilen ve farklı bir çıkarım sağlayan kişiler, çocukluklarında sınır koyularak büyütülmüş ve her istediği yapılmamış çocuklar olarak karşımıza çıkar.

3. Gelecekte daha güçlü ve çözüm üretebilen bir birey olmak için ‘hayır’lar karşısında makul çözümler bulabilmeyi başarmak çocuklukta başlar. Reddedilen çocuk, neden o isteğinin reddedildiğini sorgular ve istediği şeyi daha makul bir çerçeveye çekmek için çaba sarf eder. Bu süreçte de problem çözme becerisi gelişir.

4. Ebeveynler olarak, çocuğu sert bir biçimde geri çevirmek ve duymazdan gelip umursamamak ile onu anladığını ama istediği şeyin olamayacağını ifade edip etkileşim kurarak reddetmek gereklidir. Ona hayır demenizin makul açıklamasını kısa bir şekilde onu kırmadan yapmak gerekir.

5. Hayır denilen konularda tutarlı ve sistemli olmalı, biraz ağlama veya farklı zamanlarda keyfi bir şekilde evet deme eğiliminde olmamalıyız. Bir gün önce hayır dediğimiz bir şeyi, aynı durum ve sistemde bugün kabul etmek tutarsız algılanabilir. Fakat yine de esnek olduğumuz anlar olacaktır ama bu esnek olunan zamanlarda da açıklama yapmak gerekir. “Aslında yemekten önce çikolata yemene izin vermediğimi biliyorsun ama bugün sabah kahvaltını çok iyi yaptığın ve öğle yemeği de biraz geç hazırlanacağından küçük bir parça yemene izin verebilirim” gibi…

6. Ebeveynler olarak hemfikir olmalı ve birbirimizi onaylamalıyız. Çocuk anneden alamadığını babadan isteyince alabileceğini düşünürse hem ağlayarak isteme davranışı artar hem de anne babayı otorite olarak görmemeye başlar.

7. “Otoriter ve kararlı olmak” ile “hükmedici ve azarlayıcı” olmak arasındaki farkı dikkate alarak hareket etmeli ve çocuğun isteğini reddetme sebebini makul bir dille açıklamalıyız. Yani “yapamazsın çünkü ben böyle istiyorum” yerine, “Şuan istediğin şeyin senin için zarar verici olabileceğini düşünüyorum, bu sebeple reddediyorum” demeli ve zorba davranışlardan kaçınmalıyız.

8. Çocuk ısrarına devam ettiğinde, yalvaran veya ikna çabasına giren bir tutum içine girmemeli, “Bu konuda kararlı olduğumu bilmelisin, ağlamaya devam etmen sadece kendini incitmeye devam etmene sebep olur” deyip, o anki işimize devam ederek hem kararlı hem de itici olmayan bir tutumla yaklaşmalıyız.

9. Çocuğunuz sizden red cevabı aldığında anlayış göstermeyip ağlamaya, istemeye veya agresif tutum sergilemeye eğilimli olabilir. Böyle anlarda tansiyonu yükseltmeden, göz teması kurarak, incitici olmayan yumuşak ama kararlı bir ses tonu ile kısa bir açıklama yapmalı, odağını o şeyden uzaklaştırmalıyız. Gerilimin içinde kalıp onunla beraber sözlü veya fiziksel çatışmaya girmemeliyiz.

10. Hepsinden daha önemlisi; hayır kavramına veya karşı tarafın hak ve hürriyetlerine saygı duymayı öğrenebilmesi için onun da “hayır” diyebilme hakkı olduğunu unutmamalıyız. Kendi hak ve özgürlüklerine saygı duyduğumuzu göstermeliyiz. Onu duymaz, umursamaz, reddetme davranışlarında önemsemezsek, o da bizi model alarak sınır tanımaz bir tutuma girebilir.

Kaynak:Hürriyet Aile

Bir Cevap Yazın